“Bir şeylerin iyi gitmesi isteniyorsa sanatın öne konulması gerekiyor”

Meddah Kumpanya, yola çıkışından bu yana bir yılı geride bıraktı. Bir yıl boyunca Meddah Kumpanya olarak sahneledikleri oyunlarını 1. yıl gösterisi ile taçlandıracaklar. Ekip, 13 Aralık Çarşamba günü seyirciyle buluşacak olan doğaçlama tiyatro gösterilerine herkesi davet ederken, sürprizlerinin olacağını belirtiyor. Meddah Kumpanya ekibi ile, bir yıllarını, 1. yıl gösterisini ve gelecek hakkındaki planlarını konuştuk. 

Bir yılı geride bıraktınız. Başlangıçtan bugüne bir yılı değerlendirebilir misiniz?

Cenk: Ekip olarak neredeyse hep birlikte başladık.

Erkin: Meddah Akademi’nin kurucusu olarak en başından beri buradayım. Bir kurulma aşaması geçirdik. Prova aşamasına geçince ekip orada yavaş yavaş oluştu. Cenk’in konu hakkındaki deneyimlerini bildiğim için hem eğitim vermesi hem de grubun yönetmen ve oyuncusu olması için kendisine teklifte bulundum. İlk başta benim oynama gibi bir düşüncem yoktu. Meddah Akademi’nin sahibi, Meddah Kumpanyanı’nda yapımcısı olarak kalayım dedim. Sonra Cenk “olmaz sende oynayacaksın” dedi. Ekip oluştu, oyunlarımızı sahneledik ve bir yılı geride bıraktık. Bir yıl sonra konuştuğumuzda ne olur diye bize çok uzak geliyordu ama zaman çok çabuk geçti. Yapamayacağımızı düşündüğüm pek çok şeyi yaptığımızı düşünüyorum. Başladığımız yere göre çok iyi bir noktadayız.

Bir yıl içinde yaşadığınız ilginç şeyler veya edindiğiniz tecrübeler oldu mu?

Ahmet: Doğaçlama çok farklı bir şey olduğu için yaşadığımız hemen hemen herşey ilginç. Doğaçlama tiyatronun çok önemli kurallarının ve çok hassas olduğunu öğrendik. Bence tiyatronun olmazsa olmazı. İzmit’te böyle bir ekip ve arkadaşlarla buluşmak çok güzel. Hepimiz işlerimizin dışında buraya vakit ayırıyoruz ama neşeyle geliyoruz. İşin açıkçası bir yıl nasıl geçti anlamadık. Sürekli olarak bir şeyler öğrendim ve kendime bir şeyler kattım.

Kocaeli’de doğaçlama karşı artan ilgide sizin katkınız olduğunu düşünüyor musunuz?

Erkin: Bizden önce Kocaeli’de doğaçlama grupları vardı ve bizde takip ediyorduk. Meddah Kumpanya’yı kurmamızın hemen ardından -1 hafta, 10 gün sonra – Kocaeli Doğaçlama Haftası düzenlenecekti ve bizde davet edildik. Daha çok yeni olmamıza rağmen güzel işler çıkardığımızı düşünüyorum. Sahnede olmak haricinde organizasyon anlamında da katkı sağlamaya çalıştık. Biz doğaçlamanın Kocaeli’de gelişmesini ve bu birliğinde üyesi olmak istiyoruz.

Cenk: Doğaçlamaya her ekip kadar katkıda bulunmuşuzdur. Biz özel bir tiyatroyuz. Doğaçlama üzerinden ilerliyoruz ama bizim farklı oyunlarımızda olacak. Bizim alanımız aslında sadece doğaçlama değil. Film ve dizi de çekmeyi düşünüyoruz. Doğaçlama temelli giderken de başka alanlarla ilgilenebiliriz. Aslında Kocaeli’de özel tiyatrolar var, ama sayıca az olduğumuzu düşünüyorum. 10 tane ekip toplayabiliyoruz aslında bir çok şehirde bu kadar doğaçlama ekibi yoktur. Bu ekipleri bir festival yaparak toplayabiliyoruz. Pek çok insandan “bu kadar ekip var mıymış” tepkisini çok aldık. Ancak seyirci ile tanışma noktasında daha almamız gereken yol var. Ama 1 veya 2 yıl içerisinde iyi bir noktaya geleceğimizi düşünüyorum.

Seyirciye ulaşma noktasında yapılacak şeyler nelerdir?

Cenk: Kesinlikle belli bir süre sonra dernekleşme olması lazım. Bu doğaçlama, tiyatro veya gösteri sanatları birliği olabilir. Lakin ne olursa olsun sorumluluk alacak insanlar lazım. Sorumluluk alacak insanlar bir araya gelip dernekleşme olursa eğer o zaman fiyat politikası adına da iyi şeyler olur duyuru adına da iyi şeyler olur. Belediye ve başka kurumlarla anlaşmalar, yurtdışından ekiplerin gelmesi gibi şeylerde olursa o zaman büyük çaplı ses getirecek bir şeyler oluşmuş olur.

Birinci yıl etkinliğine hazırlanıyorsunuz. Neler olacak? Sürprizler var mı?

Erkin: Sadece 1. yıla özel düşünmeyelim. 1. yılımızı da seyircilerimiz ile beraber kutlamak istedik. Çünkü, bizim amacımız seyirci ile bir araya gelmek ve beraber oyun kurmak. Doğaçlamanın ruhu gereği oyunları sadece biz oluşturmuyor, seyircilerden bazı yönelimler alıyoruz ve aldığımız bu yönelimler ile beraber seyircinin içinde olduğu bir oyun sahneliyoruz. Sedece seyircilere keyif vermeye çalışmıyoruz, biz de keyif alıyoruz. Dolayısıyla, bugüne özel olarak sahnede olma niyetimizde bu. Keyif almak istiyor ve bunu seyircilerimi ile yapmak istiyoruz. Özel bir şey varsa bile bu doğaçlamanın ruhuna uygun olarak doğaçlama olarak çıkacaktır diye düşünüyorum.

Cenk: Aslında bir iki sürpriz var gibi.

Erkin: Sürpriz olacağını söylersek sürpriz olmaz diye ben söylemedim. (Gülüşmeler)

Gamze: Hahahahahahah 🙂

Cenk: Biz zaten yapacağız dediğimiz şeylerden bazılarını yaptık. Mesela; Ramazan’da uzun soluklu gösteri. Yani bazı sürprizlerimiz olmuştu. Ancak, 1. yıl gösterimizde de ufak tefek sürprizler olacak.

Gösteri nerede olacak?

Cihan: Oyunumuz Tiyatro İda Sahne’de olacak. Her zaman ki saatimiz olan saat 8’de başlayacak. 1. yılımıza özel Çarşamba günü çıkacağız. Biletler sınırlı sayıda olduğu için gelmeyi düşünen seyircilerimiz biraz daha erken almalarını tavsiye ediyoruz.

Cenk: Küçük, güzel bir oda tiyatrosu. Güzel şirin bir yer bu yüzden yerimiz biraz kısıtlı.

Biletlere nereden temin edilebilecek?

Cenk: Biletler Tiyatro İda’dan alınabilecek.

Doğaçlama tiyatronun, metinli tiyatrodan farkı nedir? İnsanlar neden Meddah Kumpanya’yı izlemeli?

Cenk: Biz güzel, seyirlik şeyler yapmaya çalışıyoruz. Güldürmek, ağlatmak gibi herhangi bir amacımız yok. O an yaratıcılığımızı konuşturarak, ortaya çıkararak, spontan gelişen ve bir kurgu yapmadan sahnede bir şeyler üretmeye çalışıyoruz. Biraz güldürmeye ve mizaha doğru kayıyor ama oyunda trajik sahnelerde çıkabiliyor.

İnsanlarda “gidiyorsak gülelim, eğlenelim” gibi bir algı olabiliyor. Bu sizin için bir engel mi?

Cenk: Bu biraz seyircinin bakış açısını değiştirmek ve geliştirmekle de alakalı bir durum. Bizim amacımız bu. Seyircilerin de bu mantığa alışacağını düşünüyoruz. İzlenen diziler ve filmlerin, okunan kitapların hepsi komik değil. Tiyatroda biraz bu algı olayı oluyor ama bizim amacımız güzel seyirlik şeyler sahneye koymak.

Erkin: Özellikle doğaçlama tiyatroda seyirci gülme algısıyla geliyor. Fakat Cenk’in de biraz önce belirttiği gibi sinemada da metinli tiyatroda da ya da televizyonda da pek çok eserde gülmeden keyif aldığımız noktalar var. İnsanoğlunun ana noktası haz almaktır. Gülerekte haz alabilir, düşünerekte haz alabilir. Orada keyifli vakit geçirmesi sadece gülmekle alakalı bir şey değildir. Bir insan bir korku filmide neden gider? Korkarak haz almak ve bundan keyif almak. Bizim oyunlarımızda da böyle. Biz sadece güldürmek değil ama seyircilerde işin içine katıldığı için gerçekten çoğu zaman komik şeyler oluyor. Fakat katıla katıla gülmedende eğlenebilecekleri ve haz alabilecekleri pek çok oyun oluyor.

Cihan: Doğaçlama benim 1 yıldır Meddah Kumpanya ile yaptığım bir şey. Daha önce tiyatroda oynadım. Tiyatro ve doğaçlama tiyatro arasında ki farkı burada net bir şekilde gördüm. Benim tespitlerimden bir tanesi, doğaçlamanın, televizyon dizilerinden tutunda bütün yapımlara kadar seyirciyi alabilecekleri nokta merak olgusu. Bizde sahnede ne olacağını merak ediyoruz. Bu hem bizi keyiflendiriyor hem seyirci açısından seyirlik sahnelerin çıkmasına yol açabiliyor. Doğaçlama, merak olgusunun en fazla hissedildiği mecralardan bir tanesi. Çünkü, bir sonraki sahnede ne yapacağımızı biz de bilmiyoruz.

Toplumsal konularda bir mesaj verme kaygısı oluyor mu?

Cenk: Bazı akipler kendi içinde kurallar koyabiliyor. Bizimde bazı kesimleri incitmemek için aldığımız kurallar var. Ama bazen bazı meselelerde çıkıyor. Sokağa ve toplumsal meselelere yönelik.Tiyatrocunun bilmesi gerekenler sadece siyaset sadece ekonomi değil. Mesela biraz magazine de hakim olmak lazım. Bu bakış açısından mütevellit gündeme de hakim olmaya çalışıyoruz. Ancak bir mesaj kaygısı gütmek, gündemde olan bir konu hakkında konuşmamız lazım demiyoruz. Olabilir, buda bir tercih meselesidir. Değil ama spontane bir şeyler çıkabiliyor. Mesela kadın üzerinden espri yapmamak gibi bazı konularda hassas davranıyoruz.

Ahmet: Sahneye hiç bir şey bilmeden çıkıyoruz. Aldığımız dönüte göre o an doğaçlamayı kurduğunuz için gelen dönütlerinde o anlamda gelmesi önemli. Aldığınız dönüte göre bir şeyler çıkıyor. Fakat hassas olduğunuz konularda kendi bir otokontrolünüz var.

Verdiğiniz eğitimler var mı?

Cenk: Meddah Akademi’de yaratıcı yazarlık, kamera önü oyunculuk, yaratıcı drama, diksiyon eğitimleri veriyoruz. Aslında Erkin’inde benimde hayalini kurduğumuz şey bir sanat okulu yaratmak. Tabii bu çok kolay bir şey değil. Zaman ve para gibi bir çok şey gerekiyor. Oluşturduğumuz bilgi birikimi ile iki yıllık bir eğitim süreci planlıyoruz. İlk başta Erkin beni ekibe Dosi Sanat isimli ekibimi kurana kadar bize yardımcı olur musun diye çağırdı. Sonra 1 sene geçti artık önümüzde beraber ilerlediğimiz bir süreç oluştu. İkimizin okul idealini birleştirerek Dosi Sanat ve Meddah Akademi ortak çok kapsamlı bir 2 yıllık eğitim süreci tasarladık. Eğitim ücretsiz olacak ve eğitime 10 kişi alınacak. Bu 10 kişiyi belirlemek için sınav yapacağız. Binlerce lira olabilecek bir eğitimi ücretsiz vereceğiz ve burda çeşitli alanlarda bilgisi olan insanlar ile dolu dolu ve sürekli kitapların okunacağı, teori ve pratiğin birlikte gideceği bir eğitim planlıyoruz.

Son olarak bir mesajınız olur mu?

Cenk: 1. Yıl gösterimize bekliyoruz.

Ahmet: Gelirseler iyi olur. (Gülüşmeler)

Cihan: Son olarak kendimce bir mesaj vermek istiyorum. İzmit, Kocaeli, Türkiye diye hiç ayrım yapmaksızın söylüyorum: Şöyle bir sıkıntımız var bizim genel anlamda; sanata sahip çıkmıyoruz. Sanat bizim ülkemizde 2. 3. veya çok daha sonralarda gelen bir olgu. Dolayısıyla, ben burdan bu röporatjı okuyacakları düşünerek burda önemli olanın bizim yapmak istediğimiz şeyin sanat olduğunun altını çizmek istiyorum. Doğaçlama tiyatro yapıyoruz, doğaçlama tiyatrocular,  konvansiyonel tiyatrocular, ressamlar, heykeltıraşlar hiç farketmez. Ortada sanat varsa buna sahip çıkılması gerektiğini önemle belirtiyorum. Çünkü bir ülkede estetik bakışı oluşacaksa, bir ülkede insana değer verilecekse, bir ülkede eğer bir şeylerin iyi gitmesi isteniyorsa sanatın öne konulması gerektiğini düşünüyorum. Bizim en büyük misyonumuzun sanat olduğununda altını çiziyorum.

Cenk: Bu arada yeni bir gelişme daha var. Geleneksel Türk tiyatrosuna yönelik bir şeyler yapmak istiyoruz. Mesela ortaoyununda doğaçlama ağırlıklı gidilir. Temel oyun bellidir. Fakat şu an oynanan ortaoyunları metinli oyun olarak ilerliyor. Biz de geleneksele yakın o tatta, birazda farklılaştırarak uzun form bir gösteri tasarlıyoruz. Bu sene sonuda yetişir mi bilmiyoruz ama böyle bir düşüncemiz var.

Erkin: Biz Ramazan’da da oyunlarımızı sahnelemiştik. Ve Ramazan böyle bir şey yapmak için güzel bir zaman.

Cenk:Bu arada Meddah Kumpanya’ya daha yakın zamanda katılan arkadaşlar var. Yeni bir nesil yetişiyor. Bize fazlasıyla katkıları oluyor. Onlarda bir şey eklemek isterse alabiliriz.. (Gülüşmeler)

Erdal:Buraya gelmeden önce doğaçlama nedir nasıl yapılır diye bir bilgim yoktu. Cenk Hoca sayesinde Meddah Akademi’yi tanıdım. Buraya geldim ve arkadaşlarla tanıştıktan sonra doğaçlamanın nasıl olduğu, doğaçlama olmasına rağmen kuralları olduğu ve pek çok şeyi öğrendim. Eğitimlerimiz devam ediyor ve eğitimlerimiz süresince çok güzel arkadaşlıklar edindik. Kendimizi ilerletmeye devam edersek birkaç ay sonra biz de sahneye çıkacağız. Bunun verdiği mutluluk bizi her hafta Çarşamba ve Cuma günleri heyecanlı bir şekilde buraya getiriyor. Önemli olan sahnede veya sahne arkasında olmak değil bu ekiple beraber olmak. Herkesin bir bilgi sahibi olması bizim için büyük avantaj. Umarım bu ekiple berber devam ederiz.

İrem: Beni tiyatro ile Erkin Hoca tanıştırdı. Tiyatro hakkında pek bir bilgim yoktu. Başka sanat dalları ile ilgileniyordum. Tiyatro kendimi bulmamı sağladı. Resmen sahne benmişim, bunu bilmiyordum bunu ortaya çıkardım. Daha sonra Cenk Hoca ile doğaçlama tiyatroyu tanıdım. Ve aslında tiyatronunda dalları olduğunu ve aslında tiyatronun dallarından doğaçlamayı sevdiğimi gördüm. Beni bir çok konuda bilgilendirdi, yetiştirdi. Velhasıl kelam(Özellikle yazılmasını istedi), Meddah Akademi’ye dahil olduğuma o kadar mutlu oldum ki ekipteki herkese çok teşekkür ediyorum.

Gamze: Bundan önce İstanbul’da tiyatronun farklı alanlarına yönelmiş üç ekiple çalışıyordum. İki farklı doğaçlama tiyatro ekibiyle beraber oldum. İkiside farklı tarzlardan geliyorlardı. Buraya ilk kurulduğunda gelmiştim. Burada ki herkes farklı alanlarda uzmanlaşmış ve kendini geliştirmiş insanlar. Bende elimden geldiğince bazı alanlarda uzmanlaşmaya çalışıyorum ama doğaçlama tiyatro ile ilk tanışmam Çağdaş Drama Derneği’nde olmuştu. Sonrasında hiç bir şekilde kopamayacağımı fark etim. Farklı farklı ekollerden bakış açılarını görünce insana çok şey katıyor. Burada da güzel işler çıkarıyoruz. Özellikle şu anlamda kendimi çok rahat hissediyorum: Toplumsal cinsiyet, ya da din anlamında rencide edici bir şekilde espri yapmama, buralara girmeme ve bu konularda hassas davranma çok önemli. Hepimiz farklı siyasi görüşlere, hayat tarzlarına sahibiz. Burada kimse bir diğerinin aynısı değil. Burada gerçekten birbirimizden çok farklıyız. Ama birbirimize gerekli saygıyı gösterebiliyor ve birbirimize bir şeyler katıyoruz.

Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.
Murathan Birinci
Paylaş:
Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.