Balinalar denizde kalsın

Son zamanlar da gündemi sıkça meşgul eden bir bela var karşımızda

Bu ne FETÖ, ne PKK, ne DAEŞ, ne dış güç, lobi vs.

Bela deyince genel olarak toplumumuzun aklına ilk gelen beynimize tecavüz etmiş bu kavramlar geliyor. Doğaldır elbet. İstesek de istemesek de karşımıza gözlerimizin önüne yukarıda saymış olduğum kısaltmalar ve terimler geliyor.

Fakat bu bela başka bela. Özellikle ergen denilecek yaş grubunu yavaş yavaş sarmaya başlamış. Diyeceksiniz ki TEOG. Eğitime girecek olursak, aslında konumuzdaki belanın zeminini oluşturan etken, fakat bu da değil.

Bu bela başka bela. Genç kuşağı zehir gibi sarmakta. Adı Mavi Balina.

Mavi balina adlı oyunumuz, yeni katılanlara 50 görevlik bir liste veriyor ve bunu yapmalarını istiyor. Tabi bu görev bilgisayar başında sanal bir ortamda değil, tam tersi normal hayatta ve insanlar üzerinde olumsuz etkiler bırakan görevler. Bacağın bir kısmın bıçakla kesme ya da koluna bıçakla balina çizme gibi sadist eylemler. Gece mezarlığa girip mezarlarla selfie yapmalar gibi. İspatlamak için de yapılan her görev, telefonla fotoğraflanıyor, oyuna atılıyor ve diğer bölüme geçiliyor. Uzmanlara göre oyunun amacı kişiyi negatif etkileyerek tek düze giden hayata korkunç hareketler katarak uyarmak. Tabi hal böyle olunca, özellikle ergen yaşlarda olan oyuncular dayanamayıp intihara sürükleniyor ya da görevi yaparken ölüyor.

Yaklaşık 1 ay önce duyduğum fakat 2 Türk gencinin intiharına kadar üzerine düşmediğim bu psikopat oyuna alternatif olarak, Portekiz’de “Pembe Balina” adlı oyun geliştirildi. Bu oyun ise tam tersi, kişileri mutlu edecek görevler veriyor ve oyuncunun psikolojisine pozitif etki sağlıyor.

İnsan soramadan edemiyor. Mutluluk veya depresiflik balinalara mı kaldı?

Hiç dışarı çıkıp, insanlarla muhattap olup, acıyı tatlıyı artık yaşayamıyor muyuz? Aynı anda mutluluk ve hüznün yaşandığı şu dünyada her ikisini de bulamıyor muyuz?

Bu kadar mı monotonlaştık? Hayatın kendisinden tat alamıyor muyuz? Ya da beynimizi karakterimizi gerçek hayatta var olmayan bir takım sanal karakterlere mi teslim ettik?

2000’li yıllar bilgisayar oyunu döneminin altın dönemiydi. Half Life, Age of Empires, Diablo, menejerlik oyunları gibi strateji ve zekaya dayalı, aynı zamanda bir hikaye üzerinden giden oyuncunun zihnini açan ya da fantastik bir dünyada farklı düşünmesini amaçlayan oyunların olduğu bir dönemdi.

Fakat son zamanlarda insanların oynadığı oyunlara baktığımızda ki en güzel örneği balina oyunu, hiçbir strateji ve kişi zihnine bir kazanç olmadan, yalnızca kişi psikolojisini  mutlu veya mutsuz etmeye dayalı görevler dizisi.

Piyasaya baktığınızda daima bir arz-talep dengesi görürsünüz. Zaten arz-talep dengesi olmadan piyasa düzeni de olmaz. İnsanlarda talep neyse arzda odur. Demek günümüz insanı, artık psikolojik doyuma veya çöküntüye normal hayatta ulaşamayacak kadar körelmiş ki sanal dünyasındaki balinalara talep  başlamış.

Genç arkadaşlarıma bu konu hakkında bir sözüm var. Hayat monotonsa, biraz acı ve zorluk çekmek istiyorsak ne mavi balinamızın dediklerine itaat ederek, karamsar dünyasına girelim, ne de gerçek mutluluğu arıyorsak pembe balinamızın toz pembe rüyalarını süsleyelim. Bırakın balinaları hayat denilen denize. O denizde dalgalar ne hep durgundur ne de hırçın. Yalnızca tek bir şey var ki, su başta soğuk ama alışıyor insan.

Sularında kulaç atmaya değiyor kardeşlerim.

Eray Mıdıkoğlu

Eray Mıdıkoğlu

13 Mart 1993 Edirne'de doğdu. Liseyi Hayrabolu Anadolu Lisesi'nde okudu, daha sonra Babaeski Atatürk Anadolu Lisesi'ne geçiş yaparak lise eğitimini orada tamamladı. Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Kocaeli'de yerel gazetelerde editör olarak çalıştı.
Eray Mıdıkoğlu
Paylaş:
Eray Mıdıkoğlu

Eray Mıdıkoğlu

13 Mart 1993 Edirne'de doğdu. Liseyi Hayrabolu Anadolu Lisesi'nde okudu, daha sonra Babaeski Atatürk Anadolu Lisesi'ne geçiş yaparak lise eğitimini orada tamamladı. Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Kocaeli'de yerel gazetelerde editör olarak çalıştı.