Kıskananlar çatlasın!

Son zamanlar sokakta bazı vatandaşların ağzından şöyle bir cümle duyuyorum: “Türkiye’yi yabancı kıskanıyor çekemiyor. Bütün Dünya bir olmuş bizi yıkmaya çalışıyorlar”

Şimdi kabataslak düşününce gözde şöyle bir sahne canlanır. Bütün dünya liderleri bir salonda toplanmış, bizim liderlerimizi dışarda bırakmışlar, aralarında, “Ya bu Türkiye çok gelişiyor. Ne yapalım da engelleyelim. Yollar, köprüler bizim dengemizi bozuyor” gibi bir sahne gelir akıllara.

Geçen gün internette bir video gördüm. Almanya vatandaşlarına sokakta soruyorlar, “Türkiye’yi kıskanıyor musunuz” diye. Alman’da soruyor “Niye kıskanayım” diye. Spikerde “Yol, havalimanı ve köprü yaptıkları için” diyor. Alman ise “Burada daha iyileri var niye kıskanayım” diyerek ayrılıyor o bölgeden.

Malum medyada yer alan bazı haberler ve sokak dedikodularında Almanya’nın ve Almanların büyük bir çoğunluğu Türkiye’yi çok düşünüyormuş havalimanı yapılırsa batarız diye.

Alman’ı Amerikalı’yı bilmem ama ben Türkiye’yi kıskanıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkmamış ve doğma büyüme Türkiye’nin refahta doruk noktası denilen, en batısında yaşayan birisi olarak.

Türkiye içerisinde yaşamadığım Türkiye’yi kıskanıyorum.

Türkiye var Türkiye var. Bir yanda elektriği suyu olmayan, bir eşeğin geçebileceği patika yollu kırsal Türkiye, bir yanda ışıl ışıl plazaları ve geniş yollarıyla Manhattan’ı aratmayan metropol Türkiyesi. Bir yanda asgari ücretle ay sonunu getirmeye çalışan Türkiye, bir yanda gelecek ay tatili hangi ülkede yapsam Türkiyesi. Bir yanda terörün kana buladığı Türkiye, bir yanda sokaklarında rahatça gezilebilecek şehirlerin olduğu (bu tartışılır) Türkiye.

Hangi Türkiye’de yaşıyoruz? Hangisi bize daha yakın? Saydığım Türkiye örneklerinin hepsini yaşadık mı?

Şahsen ben yaşamadım. Türkiye’de orta sınıf denilebilecek, Batı’nın taşrasında yaşayan işçi memur ailenin bir çocuğu olarak, Türkiye’nin nimetlerinden faydalanamadım.

Bu ülkenin tüm nimetlerini sonuna kadar kullanan kaymağını yiyen ne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı varsa hepsini kıskanıyorum. Unutmadan bu ülkenin vatandaşı olmayıp benden daha çok kaymağını yiyen başta Ortadoğulu yatırımcılar olmak üzere hepsini.

Şundan eminim ki bu ülkenin 40 milyondan fazlası bu kıskançlıktadır.

Hani bir ara Liberal Demokrat Partililer kıskançlık haritası yapmıştı (Ana görselde görüldüğü üzere). Haritada kıskananalar ve kıskanılanlar diye yalnızca Türkiye kıskanılıyordu. Ben daha da büyütüp Türkiye’yi kıskanan ülkeler arasına koyuyorum. Çünkü o kıskanılanları kıskananlar nüfus olarak ezer.

Eyyy kıskanılanlar, kıskananları arıyorsanız, çok uzakta değil. Nüfusun yarıdan fazlası zaten sınırlarınızın içinde. Hem de bunların içerisinde size yaranmaya çalışanlar da dahil. Zaten taş uzaktan değil yakından gelir.

Kısacası, vatandaşı olduğum ülkede, ulaşamadığım ayrı bir kaymak ülkeyi kıskanıyorum. Umarım bir gün bende o kaymağın üstüne çıkan kurbağa olur da sütün içinde yüzen kurbağalar beni kıskanır.

Sonra kıskananlar çatlasın… 🙂

 

Eray Mıdıkoğlu

Eray Mıdıkoğlu

13 Mart 1993 Edirne'de doğdu. Liseyi Hayrabolu Anadolu Lisesi'nde okudu, daha sonra Babaeski Atatürk Anadolu Lisesi'ne geçiş yaparak lise eğitimini orada tamamladı. Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Şimdi Kocaeli'de yerel bir gazetede editör olarak çalışmakta ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler okumakta.
Eray Mıdıkoğlu

Latest posts by Eray Mıdıkoğlu (see all)

Paylaş:
Eray Mıdıkoğlu

Eray Mıdıkoğlu

13 Mart 1993 Edirne'de doğdu. Liseyi Hayrabolu Anadolu Lisesi'nde okudu, daha sonra Babaeski Atatürk Anadolu Lisesi'ne geçiş yaparak lise eğitimini orada tamamladı. Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Şimdi Kocaeli'de yerel bir gazetede editör olarak çalışmakta ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler okumakta.