Arda Turan meselesini okumak: Ahlak ve sabır…

2016 Avrupa Şampiyonası’nda oynanan ve Türkiye’nin 2-0 galibiyeti ile sonuçlanan Çek Cumhuriyeti maçında çekilen bir kare oldukça gündem olmuştu. Bu maçın ilk golünü atan Burak Yılmaz, kendisine gol pasını veren Emre Mor’a koşmak yerine, yüzünden nefret akarak taraftara doğru koşmuş ve “geçirdik” hareketi yapmıştı. Golden sonra Twitter’da hızlıca bir fotoğraf paylaşıldı yorumu ile birlikte. Fotograf Emre Mor ve Burak Yılmaz’ın gol sonrası sevincini gösteriyordu. Yorum şöyleydi: “Emre’nin sevincinde mutluluk, masumiyet, umut var; Burak’ın suratından Türkiye akıyor.”

İşte o Avrupa Şampiyonası’ndan kalan bir başka mesele bugün karşımıza çıktı. Milliyet gazetesi spor muhabiri Bilal Meşe, şampiyona sırasında yaşanan prim tartışmaları üzerine başta Arda Turan olmak üzere bazı futbolcuları eleştiren ve hakaret içermeyen bir yazı yazmıştı. Bu yazı Arda’nın dengesini bozmuş olacak ki milli takım uçağında bulunan Bilal Meşe’nin boğazına sarılarak Meşe’ye ağır küfürler etti. Muhtemelen Burak Yılmaz’ın yüzünden aktığı gibi Arda’nın da yüzünden Türkiye akıyordu. Dünyanın en büyük kulüplerinden biri olan Barcelona’da top koşturan Arda, belli ki bu yükü taşıyamadı. Her türlü eleştiriye sosyal medya üzerinden cevap vermeye çalışan, futbolu dışında farklı konular ile gündeme gelen Arda, Bilal Meşe’ye karşı olan yakışıksız tavrı sonucunda milli takımdan ayrılmak zorunda kaldı.

Şöhret diyebiliriz belki bu duruma. Ya da kültürden kaynaklı, belki genetik bir durum. Ancak bir kişi ne kadar tanınmış işe aynı oranda eleştiriye tahammül gösterebilmelidir. Mahkeme kararlarında bile, hakaret edilen kişinin statüsü yükseldikçe eleştiri sınırları geniş tutulur ve ona göre karar verilir. Maalesef Arda bu yükü taşıyamadı. Ünlü markaların reklamlarında boy gösterdi, şarkı yarışmasında sahneye çıktı, basketbol maçında kucaklanıp basket atması sağlandı. Tüm ülke bir araya gelmiş, Arda Turan’ı mutlu etmek için uğraştı. Ama bu durum Arda’ya yaramadı, kaldıramadı. Maalesef geldiği kültür ve toplum yapısı buna izin vermiyordu. Sinirli, gergin ve tahammülsüzlük ile her şeye cevap vermesi gereken bir yapı içerisinden geliyor. Bu yapı, trafikte sarı ışık yanar yanmaz korna seslerini duymaya başladığınız yapıdır. Bu yapı, Arda Turan’ın milli takım kariyerini sonlandırdığı basın toplantısında yüzünden akan kibir ve nefrettir.

Tepki nedeniyle basın toplantısını terk eden gazeteciler olmayınca Arda, basın toplantısında sadece kayıtta olan kameraya ve “kendisinin yanında olan” takım arkadaşlarına konuştu. O arkadaşları arasında milli takım kalecisi ve Rize maçı sonrası gazetecilere saldıran Başakşehir oyuncusu Volkan Babacan’da ironik bir şekilde bulunuyordu. Şaşılacak bir durum olmasa gerek.

Başa dönecek olursak.. Danimarka’da yetişen Emre Mor, bugün dünyanın en önemli futbol akademilerinden kabul edilen Dortmund’da. Burak Yılmaz Çin’de, Volkan Babacan Başakşehir’de, Arda için ise sosyal medyada Başakşehir’e transfer olsun espirileri yapılıyor.

İçinde yetişilen kültür çok önemli.. Sizi vezir de yapar, rezil de.. Ama kazandırması gereken en önemli özellik sabır olmalıdır. Çeviklik çalışarak kazanılabilir, başta ahlak olmalıdır. Bakalım 10 yıl sonra Emre Mor ve Arda Turan için neler konuşuyor olacağız…

 

 

Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.
Murathan Birinci
Paylaş:
Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir