Meddah Kumpanya: Sürprizden önünüzü göremeyeceksiniz…

Meddah Akademi, Mayıs ayı içerisinde Meddah Kumpanya olarak dört oyun sahneledi. Mayıs ayında sonunda sezon finali yapmayı planlarken, gelen olumlu tepkiler ile Ramazan boyunca her cumartesi saat 22:00’da gösterilere devam edecekler. Ancak gelişmelerin bununla sınırlı olmadığını, Haziran ayından sonra asıl büyük sürprizlerin geleceğini üstünü çize çize belirtiyorlar. Seyirciden aldıkları katkıyla, hedeflerinin seyircilerle birlikte güzel oyunlar üretmek olduğunu söyleyen ekip, şimdi tüm İzmit halkını yeni oyunlarına çağırıyor…

Sezon içinde kaç oyun sahnelediniz?

Cenk: 4 Mayıs’ta başladık, 4 oyun sahneledik ve Ramazan ayı boyunca 3-10 ve 17 Haziran’da 3 oyun daha sahneye koyacağız. Sezon finali yapmayı planlıyorduk fakat dostlarımız sağolsun yoğun ilgi gösterdiler ve Ramazan’da da devam edelim dedik. Ayrıca tepkileleri de merak ettik. Aslında riskli bir şey. Doğaçlama ekipleri genelde sezonu kapatıyorlar. Ramazan’da üç oyun oynayacağız. Devamında ise bir iki projemiz daha var ama onlar sürpriz olsun.

Sezon içerisinde sizlere karşı olan ilgi nasıldı?

Erkin: Giderek artan bir seyirci skalamız oldu. Ama ilgi yavaş yavaş değişkenlik gösteriyor. İlk başta yakın çevremizden insanlar geliyordu. Daha sonra oyunları izleyenlerin tavsiyesi ile gelenler olmaya başladı ki en tatmin edici olan bu oluyor.

Cenk: Sağolsunlar güzel tepkiler aldık. Bizim de devam etmemizde ki en büyük etken budur. Şu an ki rakamlar doğaçlama tiyatro seyircisi için ortalama rakamlar. Doğaçlamanın doğası gereği mesela kuliste saklanıp, kulisten önce kimseyle görüşmemek, çıkışta kimseyle konuşmayıp hemen gitmek gibi durumlar söz konusu değil. Bizim, gösteriden sonra saatlerce oturup seyirciyle sohbet ettiğimiz oluyor. Bu şekilde tepkileride net olarak alabiliyoruz. Genelde tepkiler bizi sevindiriyor.

Sosyal medyayı kullanıyor musunuz? Oyunlardan paylaşımlar gerçekleştirdiğiniz bir kanalınız var mı?

Erkin: Meddah Kumpanya olarak İnstagram, Facebook kanallarımız var. Youtube kanalımızı da açtık ve orada da yavaş yavaş paylaşım yapmaya başlıyoruz. Her oyunu en az bir kamera ile kayıt altına alıyoruz.

Cenk: Hepimizin farklı alanlardan gelmemiz bizim şansımız oldu. Aramızda radyocu var, yönetmen var, oyuncu var, aikidocu var. Mesela kimse bizi dövemez. (Gülüşmeler). Bir çok alanda uzmanlığımız olduğu için çekim de yapabiliyoruz, farklı sıkıntılar olunca üstüsinden geliyoruz.

Cihan: Sizin ne farkınız var tarzında bir durum söz konusu olduğunda hep şunu söylüyorum: Aslında hepimiz bireyler olarak düşünce yapısı, hayal dünyası çok farklıyız. Ama sahneye çıktığımızda o bütünselliğe geçecek profesyonelliğe sahip olan insanlar olduğumuz için de bunun çok ayrı bir avantaj olduğunu düşünüyorum.

Aranızda bir rekabet olsa bile bunu bir kazanıma çevirebiliyor musunuz?

Cenk: Tabii farklı görüşlerimiz olabiliyor. Tartışma da oluyor ama bu tartışmanın dozu önemli, tartışıp ilerlemeyi sağlamalıyız. Hepimiz farklı alanlardan olmamıza rağmen konuşma tonumuzu ayarladığımız zaman sorunlar aşılabiliyor. Metinli oyunla doğaçlama oyun arasında şöyle bir fark var: Mesela rolün büyüğü küçüğü olmaz derler ama rolün büyüğü küçüğü olur. Fakat asıl bu kültürde yönetmene “sen bana küçük rol verdin” diyemezsin. Metinli oyun olduğu için bir ego söz konusu olabilir fakat doğaçlamada mesela sen bir hafta çok iyi oynadın, diğer hafta yine çok iyi oynadın, üçüncü hafta yine sen en iyi olduysan o zaman burada bir sıkıntı var demektir. Arkadaşlarını engelliyorsun, bu çok yanlış. Çünkü arkadaşınla beraber oyunu kuruyorsun. Belki iyi oynarsın ancak arkadaşlarının ilerlemesine izin vermezsen bir süre sonra sende kendini geçemediğini fark edeceksin. Doğaçlama tiyatro da iyi, seyirlik bir sahne kurmak herkesin katkısıyla olduğunu ister istemez görünce egonu törpülemek zorunda kaldığını anlıyorsun.

Ahmet: Doğaçlama da benmerkezcilik yok, biz var. Düşünceniz nedir diye sorsalar “biz” deriz.

Cenk: Metinli tiyatroda da doğaçlama vardır ama orada oyunu kurtarmak için doğaçlama yapılır fakat doğaçlama tiyatroda ki doğaçlama oyuncu arkadaşını kurtarmak için yapılır.

Cihan: Karşımızda ki arkadaşımızın oyundan aldığı keyif bize daha fazla geçiyor. Onun yaptığı espri, onun oyunda içinde bulunduğu durum bizi daha da şevklendiriyor. Karşılıklı etkileşimle stresi enerjiye dönüştürüyoruz.

Ahmet: Üzülürsekte, sevinirsekte beraber oluyor. Her şeyi eşit dağıtıyoruz.

Ortaya bir şey çıkartmış olmanız ve seyircinin bunu beğenmesi sizde heyecan uyandırıyor mu?

Baki: Katkıyı seyirciden alıyoruz. Seyircinin o anki ruh hali, duygusu ve yaşadıklarını bilemeyiz. Hepimizin yaşadığı hayat ve yaşam tarzları farklıdır. Seyirci o an bir kelime söylediği zaman ben onu kendi dünyama göre sahnede yansıtıyorum.

Cenk: Bazen çok iyi oyun çıktığı zaman seyirci ve dostlarımız “buna daha önce çalıştınız mı” diyor. Bu bizim için iyi bir şey yaptığımızın kanıtı.

Cihan: Geçen hafta oyun sonrası uzun bir masa oluştu. Masanın sağ ilk başından bir türkü istediği yaptık. Oradan “bahçede yeşil çınar” adlı türkü geldi. Sonra sol en baştan başka bir şarkı… Seyirciyle oyun sonrası sohbetlerimiz de bir o kadar doğaçlama gelişiyor.

Erkin: Sabah evden çıktığınızda bir fikriniz yoktur. Planlarınız vardır ama karşınıza çıkan insanlara ne cevap vereceğinizi kurgulayamazsınız. Burada en önemli olan enerjinizin yüksek olması ve birazda hayatı oyunlaştırmaya çalısarak yaşamaktır. Oyun olduğu zaman içinde ki güzel tarafları görebilirsiniz. Sahnede de her şeyi doğaçlama yapıyoruz ve ne kadar oyunlaştırıp ne kadar keyif alırsak karşı tarafa da o kadar keyif veririz.

Cenk: Hayatta ki doğallığı sahneye taşımaya çalışıyoruz.

Seyirciyi veya birbirinizi mutlu etmek gibi ya da ekonomik kaygılarınız var mı?

Ahmet: Seyircinin hayalini gerçekletiriyormuşum hissine kapılıyorum. Seyirci bana bir yönelim verdiğinde onun güldüğünü ve “benim dediğimi bak ne hale getirdi” gibisinden jest ve mimiklerini görünce, onun mutluluğu bu ekibe çok iyi yansıyor. Çünkü doğaçlama seyirciyi katan bir olay.

Erkin: Seyirci oyundan kendine bir pay alıyor. Kendini oyunun içerisinde bir parça olarak görüyor ve ekstra keyif alıyoruz bu işten. Biz gerektiği gibi yapar ve orada birbirimize katkı sunar, keyif alırsak seyirci de keyif alacaktır.

Cenk: Bizim niyetimiz tabii seyirciyi mutlu etmek. Ama öncelikli kuralımız işi doğasına uygun yapmak. Bunu yapmayınca seyirci zaten mutlu olmaz. Daha yolun başındayız. Ekonomik veya maddi konularda çok sonra düşünülecek konular. Biletlerimizin fiyatları 10 lira. Buradan elde ettiğimiz gelirle tişört ve poster bastırıyoruz. Doğaçlamadan kazandığımız parayı yine doğaçlamaya yatırıyoruz.

Baki: Hangi mesleği yaparsan yap severek yap. Tabii hayatımızı devam ettirmek için para lazım ama şuan da zaten çoğumuz çalışan, evine ekmek parasını getiren insanlarız. Daha çok buraya eğlenmeye ve bu işi sevdiğimiz için geldik.

Mesela sinemaya ilgi duyup, sizi izlemeye geldikten sonra fikri değişen insanlar oluyor mu?

Erkin: Sinemaya ilgi duyan biri asla sinemadan feragat etmez. Sinema onun için inanılmaz bir keyif ve onu bırakmaz. Sinemada her sanat dalını görebilirsiniz. Doğaçlamanın zevki seyircinin içinde olmasıdır. Seyircinin yön vermesi, yönetmeni olmasıdır. Bizler zaman zaman seyirciyide sahneye alıyoruz. Ama sinemada bu deneyimi yaşayamaz.

Cenk: Doğaçlama daha demokratik bir ortam.

Ahmet: Seyirci bize katılınca tadına doyum olmuyor.

Cihan: Sinema veya başka bir alanla ilgili bir kıyaslama asla söz konusu değil. Ama şunu duydum: “Doğaçlamaya neden bu kadar uzak kalmışız?” Bunu diyerek buna karşı ilgisinin arttığını çok fazla gördüm.

Erkin: Cihan’ın ses tonunun sitede anlaşılamayacak olması gerçekten çok acı. Puntoyu kalın yapabilirsiniz (Gülüşmeler).

Ahmet: Punto yerine telefon numarasını verip sesini canlı olarak dinletebilirsiniz. (Yine gülüşmeler).

Cihan: Yok artık.

Erkin: Ya da QR kod verebilirsiniz. (gülüşmeler devam ediyor)

Ahmet: Cihan’ın seslendirdiği tanıtımı koyabilirsiniz. Bana soruyorlar, “bu seslendirmeyi İstanbul’da hangi sanatçıya yaptırdınız?” diye, bende “İstanbul değil İzmit’te Cihan kardeşimiz yapıyor” diyorum.

Sizlerden eğitim almak isteyen oluyor mu?

Ahmet: İki arkadaşım istedi. Bende bir yönlerdirme yaptım. Bu sene olmasa bile Meddah Akademi’ye seneye bir yönlenme olur diye düşünüyoruz.

Erkin: Seneye bir eğitim sınıfı açma durumumuz var.

Cihan: Dört oyunluk kısa maceramız için söyleyebileceğim şey kişilerden duyduğum “sizi izlerken sahnede olasım geliyor” tarzı bir istek olduğu yönünde. En azından bu istediği yarattık. Bizim için mutlu edici bir şey.

Bu ilgiyle beraber sezon finali olmayacak gibi..

Cenk: Yaparız belki ama sezon finalinden bir hafta sonra yeni sezonu açarız.

Erkin: O sezon finalinden sonra sürprizlerimiz olacak.

Cenk: Evet sürpriz hareketlerimiz olacak. Sezon finali normal bir sezon finali gibi olmaz da “olsun yaa bizim de bir sezon finalimiz” tarzı olur. (Gülüşmeler)

Erkin: Game of Thrones gibi 8 ay olmaz da 8 gün falan olur. (Yine gülüyorlar)

Yaz sezonu için seyirciye ne mesaj verirsiniz?

Cenk:  Ramazan’a özel gösterilerimize devam ediyoruz. Ramazan’dan sonra ise sürpriz bekleyin. Temmuz’dan sonra sürprizler iyice artacak. Zirve yapacak.. Sürprizden önünüzü göremeyeceksiniz. (Gülüşmeler) Seyircilerimizi hep beraber güzel oyunlar kurmaya bekliyoruz.

Cihan: Daha çok yolun başında olan bir ekip olarak beni asıl mutlu eden doğaçlama tiyatronun en idealini sahneye taşıma isteğimiz.

Ahmet: Bizim ekipte olan en güzel şey sahneye sıfır hata ile çıkmaya çalışıyoruz. Hatamız, yanlışlarımız oluyor ama her bir oyundan sonra daha iyi olalım mantığı ile hareket ediyoruz. İçimizde amatör ruh her zaman olacak ve biz ekip olarak işimizi iyi yapmak istediğimiz için bu kadar iyi anlaşıyoruz.

Baki: En önemlisi burada herkesin birbirine saygısı var.

Cenk: Güzel, olumlu tepkiler var ve umarım böyle devam ederiz.

Meddah Kumpanya ekibi:
Ahmet Avni Yılmaz
Baki Kaya
Cenk Şen
Cihan Candemir
Erkin Cihan Karuserci
Gamze Onat
İsmail Kibar
Murat Eren Bakır
Yeşim Korkmaz

Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.
Murathan Birinci

Latest posts by Murathan Birinci (see all)

Paylaş:
Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın