Erdoğan Oğultekin: Keşke hiç büyümesek, hep çocuk kalsak

Gırgır Dergisi eski çizerlerinden karikatürist Erdoğan Oğultekin, mizah ve çocuklar üzerine konuşmak için bir araya geldiğimiz buluşmada “keşke hiç büyümesek ve hep çocuk kalsak” diyor ve bizlerin çocuklara oranla daha çok kirlendiğini söylüyor. Oğultekin’in çocuklar ve çocuk kalabilenlere mesajı ise “hiç büyümeyin.”

Çizerliğe nasıl başladınız ve başlamanızda etkili olan bir olay oldu mu?

Bu insanın genlerinde olan bir şey olduğu için kendimi bildiğimden beri çiziyorum. Bir olayla başlamaz ama belki bir olayla bu iş bırakılabilinir. 4 yaşımda çizdiğimi biliyorum. Karikatürü görmeden insan çizemez. Ben de 10 yaşımda Gırgır Dergisi’nin çıkışıyla karikatürü daha yakından tanıdım. 22 yaşımda da Gırgır Dergisi’nin kadrosuna alındım. Oğuz Aral’ın bizim üzerimizde etkisi büyüktür. Bu işi meslek olarak görmemize katkısı olmuştur.

Bugün gerçekleştirdiğiniz çalışmalarda çocukluğunuzun izleri var mı?

Olmaz mı ama bu herkes için geçerli. Çocukluğumuzdaki edinimlerimiz bizim ileri ki hayatımızda iyi ya da kötü olarak karşımıza çıkıyor.

Günümüzde insanlar yoğun çalışma hayatı içerisinde çok gergin ve kutuplaşmış olabiliyor. İnsanları güldürmeyi başarmak nasıl bir duygu? Onlara kendilerinden ve hayatın içinde olanı anlatmak yetiyor mu? Yoksa daha fazlası mı?

Bence dediğiniz gibi onların sözcüsü oluyoruz bir yerde. Belki de bizim işimiz budur. Onların hislerine tercüman olmak, bunu anlatırken de mizahı, çizgiyi kullanmak. Sadece bu kadarı yeterli değil tabi ki, onların farketmediklerini, bilmediklerini de göstermek. Bu bizi biraz haberci de yapıyor.

Başladığınız günler ile bugünü kıyasladığınızda mizahın güldürmeyi sağladığı temel argümanlarda bir değişiklik var mı? Eğer varsa kullanılan yeni argümanlar sizce neler?

Maalesef toplumda her şey hızla değişiyor. O hızı yakalamak gerekiyor. Bu hızı yakalayamayanlar okuyucudan uzaklaşıyorlar.

Çocuklara yönelik çalışmalarınız var. Yetişkinlere hitap etmek ile çocuklara hitap etmek arasında pedagojik olarak önemli farklar olabilir. Çocukların yüzünde bir tebessün yaratmayı başarmak nasıl bir his?

Son kısımdan başlayayım. Çok güzel bir duygu büyük birini güldürmekten daha güzel. Yaptıklarınıza çok dikkat etmek zorundasınız, onların sizi kabullenmeleri, beğenmeleri bana daha zor gibi geliyor.

Bizde birisinin gerçekleştirdiği bir eylemi küçümsemek için “senin bu yaptığın çocukluk” söylemi kullanılır. Böylece çocukların yaptıkları küçümsenmiş olur. Fakat çocuklar ve çocuk kalabilen insanlar ile daha renkli günler görmemiz mümkün değil midir? Çocukların gerçekleştirdiği eylemler bizlere değer katmaz mı?

Başka türlü bir cevap vereyim. Keşke hiç büyümesek, hep çocuk kalsak.

Kağıda bir çocuğun gözünden bakabiliyor musunuz? Çizerken bir çocuk gibi özgür olabiliyor musunuz?

O biraz zor tabii. Biz daha çok kirlendik çocuklara oranla.

Çocuklarla ilgili yaşadığınız ilginç bir anınız var mı?

Fuarda oldu. Vandetta maskesi takmış üç çocuk gelip kitap imzalattılar. Daha sonra benimle fotoğraf çektirdiler. Ama maskeleri çıkarmadan. Hatta yer değiştirip, birbirlerini çektiler. Aklıma geldikçe gülüyorum.

Son olarak çocuklar ve çocuk kalabilenlere bir mesajınız olur mu?

Hiç büyümeyin.

 

Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.
Murathan Birinci
Paylaş:
Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir