Küllerinden yeniden doğan eser: Edirne Büyük Sinagog Kompleksi

Edirne, Osmanlı İmparatorluğu’na 92 yıl başkentlik yapmış, başkentliğin ardından, hiçbir zaman değerini kaybetmemiş ve geçtiğimiz yüzyıla kadar Balkan coğrafyasının parlayan yıldızı olarak kalmış güzide bir açık hava müzesidir. Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine kadar bir dünya şehri özelliğiyle kalmış olan Edirne, şimdi mazinin gölgesinde görkemini koruyan bir Trakya-Balkan kenti olma özelliğini taşıyor.

Edirne’yi geçmişte bir dünya şehri yapan neydi? 3 ilahi dinin (Hristiyanlık , İslam ve Yahudilik) bir zamanlar merkezi konumunda olması, Osmanlı İmparatorluğu’nun en görkemli sarayına (1878 Osmanlı-Rus Harbi’ne kadar), hala görkemiyle dimdik ayakta duran Selimiye Cami gibi mimarlık harikasına, 10’larca kervansaraya, ulaşım yolları ve külliyeler gibi bazı önemli eserlere sahip olmasıydı. Ta ki 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus Harbi’nde en görkemli sarayın silah deposu olarak kullanılıp, hava uçurulması ve son olarak da 1905 büyük yangın ve Balkan Savaşları’na kadar.

Yaşanan bu felaketler Edirne’nin cazibesini, tıpkı bugün Suriye’de yaşanan iç savaş sonucu  harabeye dönen Halep kenti gibi ölü bir şehire çevirmiş ve  günümüzde elde kalan eserleriyle hala geçmişin görkemini koruyarak, açık hava müzesi olma özelliğini taşımaktadır. 2000 yılından itibaren savaşların etkisinde kalarak harabeye dönmüş tarihi yerlerin küllerinden doğmasına hız vermiş olan Edirne, solmaya yüz tutmuş mozaik yapısını canlandırmaya devam ediyor.

3 ilahi dinin sembol şehri olan Edirne’de yetkililer, görüntüsü neredeyse İkinci Dünya Savaşı yıkıntılarını andıran ve doğanın ahengine teslim olup bir ot yığınına dönen Büyük Sinagog Kompleksi’ni baştan yaratarak, ülkemizin kültür mirasına yeniden kazandırdı.

19. Yüzyılın sonlarında, Edirne’de sinagog sayısı 13 civarıydı. 2 Eylül 1905 tarihinde çıkan “Büyük Edirne Yangını”nda bu sinagogların tamamı kül oldu. Bunların yerine tek ve büyük bir sinagog yapılmasına karar verilerek, dönemin Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamit Han’ın 6 Ocak 1906 tarihli fermanını takiben, Fransız Mimar France Depré tarafından Büyük Sinagog inşa edilerek, Nisan 1909’da ibadete açıldı.

Doğu-batı ekseninde uzunlamasına yerleştirilen sinagog binası, plan olarak ahşap beşik çatılı bir bazilika karakteri gösterir. Yapı, taş temeller üzerine tuğla yığma olarak inşa edilmiştir. Giriş kuleleri ve orta nef üzerindeki kubbemsi tonoz, yapıya farklı bir estetik katar.

Zaman içerisinde metruk bir hale gelmiş olan Büyük Sinagog, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2007 yılında yatırım programına alındı. Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca onaylanan restorasyon projeleri doğrultusunda, 3 Ağustos 2010 tarihinde, Büyük Sinagog, müştemilatı ve idari binasının restorasyonuna başlandı. Orijinaline sadık kalınarak yapılan çalışmalar, 28 Eylül 2014 tarihinde tamamlandı.

 

Şimdi ise Edirne’nin göz bebeği haline gelmiş olan Türkiye’nin en büyük sinagogu olan Büyük Sinagog, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

 

Eray Mıdıkoğlu

Eray Mıdıkoğlu

13 Mart 1993 Edirne'de doğdu. Liseyi Hayrabolu Anadolu Lisesi'nde okudu, daha sonra Babaeski Atatürk Anadolu Lisesi'ne geçiş yaparak lise eğitimini orada tamamladı. Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Şimdi Kocaeli'de yerel bir gazetede editör olarak çalışmakta ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler okumakta.
Eray Mıdıkoğlu

Latest posts by Eray Mıdıkoğlu (see all)

Paylaş:
Eray Mıdıkoğlu

Eray Mıdıkoğlu

13 Mart 1993 Edirne'de doğdu. Liseyi Hayrabolu Anadolu Lisesi'nde okudu, daha sonra Babaeski Atatürk Anadolu Lisesi'ne geçiş yaparak lise eğitimini orada tamamladı. Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Şimdi Kocaeli'de yerel bir gazetede editör olarak çalışmakta ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler okumakta.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir