Ulusun kaderini değiştiren zafer

İngiliz Harp Tarihi Başkanlığı belgelerinde yer alan resmi nitelikli eserinde Tuğgeneral Aspinal F. Oglander, “Mukadderat Adamı” olarak nitelendirdiği Atatürk için 1932 yılında şunları yazıyor:

“Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebelerindeki büyük başarılarını övmeye ve takdire imkân yoktur; bu konuda ne söylense azdır. 25 Nisan 1915’te, Arıburnu civarındaki durumu derhal kavramış olması, Anzak Kolordusu’nun ilk günde hedefine varmayışının ve dar kıyıya sıkışarak başarısızlığa uğrayışının en önemli nedenidir. 9 Ağustos’ta, Suvla Körfezi kesiminde 9. İngiliz kolordusunun ileri hareketini durdurup bozguna uğrattıktan 24 saat sonra, Mustafa Kemal, kendi yaptığı bir keşfin ardından, Conk Bayırı’ndaki Anzaklara parlak bir karşı taarruz yapmıştır. Bu hücumla, Türkler, Çanakkale Boğazı’na hakim durumdaki Sarıbayır sırtlarına kesin olarak yerleşmiştir. İngilizler, bu sırtları ele geçirmek için, Türklerle bir daha savaşmamışlardır. Böylece Mustafa Kemal, Çanakkale Muharebeleri’nin sonucunu tayin etmiştir. Bir tümen komutanının üç ayrı yerde, kendi inisiyatifiyle giriştiği hareketlerle, sadece muharebenin değil, savaşın, hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek az görülür…”

Avustralyalı yazar Alan Moorehead, “Gelibolu” adlı eserinde Mustafa Kemal’in savaşın seyrini nasıl değiştirdiğini şu sözlerle anlatıyor: “Çanakkale Harekatı’nın başlangıcı, İtilaf devletleri bakımından, seferin en acı olayıdır. Çünkü, ilk çıkarma anında, bölgede deha sahibi genç bir komutan olan Mustafa Kemal hazır bulunuyordu. Bu komutan olmasaydı, Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar, pekala Conk Bayırı’nı o sabah ele geçirebilirler ve Çanakkale Harekatı’nın sonucunu daha o zaman ve o yerde tayin edebilirlerdi…

Atatürk’ün Çanakkale zaferine tek başına damga vuran isim olduğuna işaret eden bir diğer İngiliz yazar David Hotham’ın, “Türkler” adlı eserinde değerlendirmeleri ise şöyle: “Atatürk gerçekten olağanüstü bir adamdı. Çanakkale Muharebeleri sırasında İstanbul’un Müttefikler tarafından ele geçirilmesini önleyen adam oldu. O olağanüstü emri verdiği yer Çanakkale’dir: ‘Ben size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum…’ Verilişi de, itaat edilişi de olağanüstü bir emir.”

İşte bir İngiliz yazar daha aynı görüşü savunuyor. David Walder’in “Çanakkale Olayı” adını taşıyan eserinde Çanakkale Muharebeleri ile ilgili olarak yaptığı değerlendirme:

“…1915 yılı nisan ayında, Müttefikler üç amaç güderek Çanakkale Harekâtı’nı başlattılar: (1) Türkiye’yi savaş dışına itmek, (2) Boğazlar yolu ile Rusya’ya yardım ulaştırmak, (3) Orta Avrupa’ya sızan Avusturya-Alman ordularını arkadan çevirmek… Çanakkale’de adını duyuran bir tek kişi vardı: Alman üstlerine karşı çıkan, dik başlı Türk subayı Mustafa Kemal.”

Frank Kinght, “The Dardanelles Campaign” adlı eserinde, 25 Nisan 1915’teki çıkarma hareketinde müttefiklerin ve Türklerin büyük hatalar yaptıklarını ancak hata yapmayan tek kişinin Mustafa Kemal olduğunu belirtiyor.

Cumhuriyet

TekParagraf

TekParagraf

tekparagraf; hayatın hızlı akışı içinde haberi okura özet olarak sunar.
TekParagraf
Paylaş:
TekParagraf

TekParagraf

tekparagraf; hayatın hızlı akışı içinde haberi okura özet olarak sunar.

Bir Cevap Yazın