Gemlik’te başkan nasıl düşürüldü?

 

Başkan Güler; “siyasi kaygı için değil ,çocuklarım ve torunlarımın geleceği için mücadeleme devam edeceğim!”

Fatih Mehmet Güler, 2009 yılında CHP’den Gemlik Belediye Başkanı seçildi. Daha önce on yıl Gemlik’e bağlı Umurbey beldesinde başkanlık yapan Güler, aday olduğu dönemde yakaladığı rüzgarı lehine çevirmeyi başarmış, başarılı ekip çalışması ile Gemlik Belediye Başkanlığı koltuğuna oturmuştu.

Başkan Güler yaklaşık iki yıl boyunca görevini sürdürdü. 2011 yılında ise başlatılan soruşturmalar sonucu görevden uzaklaştırıldı. İlerleyen süreçte kendisine soruşturma başlatan savcılar ve diğer devlet görevlilerinin tamamı FETÖ üyesi olma iddiasıyla ihraç edildi, tutuklandı. İşte Güler yaşadığı bu talihsiz ve hukuksuz süreci yazdığı “Başkan Düşürüldü” adlı kitabında olay olay anlattı.

Güler ile uğradığı hukuksuzlukları ve FETÖ’nün yapmaya çalıştığı siyasi linci konuştuk.

Sayın Güler, seçilmenizden başlayarak yaşadığınız süreci kısaca anlatır mısınız?

2009 yılında yerel seçimlerde Gemlik Belediye Başkanı seçildim. Aslında ben seçildim demek çok da doğru değil çünkü başarılı bir ekip çalışması gerçekleştirdik. Yüzlerce arkadaşımızın emeği ile pek çoklarına göre imkansız olan belediye seçimini kazandık. İkinci yılımı doldurmadan, 23 ay sonra hakkımdaki soruşturmalar gerekçe gösterilerek görevden uzaklaştırıldım. Aslında Gemlik’te AKP’nin döndürdüğü ranta çomak soktuk, sebebi buydu.

Başkanvekili seçiminde neler yaşandı?

Ben görevden alındıktan sonra ne oldu? Başkanvekili seçimi gerçekleştirilmesi zorunluluğu ortaya çıktı. Biri bizim partiden, biri de MHP’den meclis üyesi transfer ettiler. Bu arada iki başkan yardımcımı meclise sokmadılar. Böylece gerçekleşen seçimde Fethullah Gülen örgütüne yakın AKP’li bir meclis üyesi başkanvekili seçildi.

Sonraki süreçte, geriye kalan üç yılda ben görevden uzakta tutuldum. AKP’li bu üye de başkanmış gibi koltuğa oturmaya devam etti.

Mahkemelerce haklı bulunmanız nasıl gerçekleşti?

2014 seçimlerinde bu üye başkanvekilliğinin verdiği güç ile seçimi kazandı. Ertesi yıl 2015’te ise mahkemeler bir karar verdi. Bu karar şu şekildeydi; “Belediye Başkanı Fatih Mehmet Güler’in, üç yıl süresince görevden uzakta tutulması hukuka aykırıdır. Yani göreve iade kararı verildi. Ama benim görev sürem 2009 – 2014 yılı arasındaydı, yani dönebileceğim bir görev yoktu! Ne tesadüf!

Sonrasında mahkemeden bir karar daha çıktı. Detayları kitabımızda var, yerime oturan o FETÖ’Ye yakın meclis üyesinin üç yıl süresince hukuksuzca belediye başkanlığı koltuğunda oturduğuna karar verildi. Yasaya uygun değildi. Attığı imzalar geçerli değildi! Verdiği kararlar idare mahkemelerinden döndü.

15 Temmuz’dan sonra sizi görevden uzakta tutanların nasıl bağlantıları ortaya çıktı?

Durum vahimdi. Benim hakkımda soruşturma başlatan savcı; Serkan Nogay. Önce tutuklanmamı istedi, sonra da benim görevden alınmamı istedi. İşte o savcı. Onu bu göreve atayan Başsavcı Zekeriya Beyazıt, Gemlik’te hatırlanan soruşturma sonrası fezlekeleri iddianameye çeviren Bursa Adliyesi’ndeki savcı Nurettin Canata, hepsi FETÖ/PDY yapılanmasının içinde yer aldıkları gerekçesiyle tutuklandılar!

Sadece savcı da değil, dönemin Gemlik Kaymakamı Bilal Çelik, Bursa Valihi Şahabettin Harput idi. İkisi de FETÖ üyesi oldukları gerekçesiyle hapisteler!

Savcının açtıkları soruşturmaların yetersiz olduğu ve beraatle sonuçlanacağı belliydi. O zaman dava sayısını arttıralım dediler. İç İşleri Bakanlığı’ndan iki müfettiş geldi, Süleyman Yıldırım ve Sami Pınarakar. 15 Temmuz sonrası ikisi de ihraç edildi!

Onların hazırladıkları raporlar doğrultusunda yeni davalar açıldı. Yine Serkan Nogay ile Osman Kılıçaslan isimli savcılar. İkisi de 15 Temmuz’dan sonra görevden alındılar!

İki ayda bir konunun gözden geçirilmesi gerekiyordu. Sürekli görevden uzakta tutuldum. O da şöyle oldu, Vali Şahabettin Harput, Başsavcıya sordu, Fatih Mehmet Güler görevden uzaklaştırılsın mı? Başsavcı Beyazıt, Savcı Nogay’a sordu.  Uzaklaştırılmalı şeklinde görüş verdiler. Harput İç İşleri Bakanlığı’na yazdı, görevden uzak tutuldum.

Harput’tan sonra Münir Karalıoğlu Bursa’ya vali atandı. Van valisiydi. Van’da KCK davasında tutuklu bulunan üç belediye başkanını, sekiz ay kadar tutuklu kalıp tahliye olduktan sonra göreve iadelerini sağlamıştı. Ama o zaman da açılım süreci vardı.

Karalıoğlu Bursa’ya geldi. Bursa’dan Ankara’ya bisikletle gittiğim bir eylemim olmuştu. Beni yoldan çevirdi. Göreve iade edileceğimi söyledi. Sonrasında ne yaptı? O da benim görevden uzaklaştırılmam yönünde görüş verdi…

Mevcut başkanın FETÖ’ye yakın olduğu dedikoduları ne kadar doğru?

Bu kadar risk aldılar, seçilmiş belediye başkanını hukuksuzca indirdiler. Kendilerinden olmayan birisini o koltuğa oturturlar mı? Ayrıca 15 Temmuz ve 17-25 Aralık öncesi basında yer alan, FETÖ’ye sempatisini gösteren pek çok beyanatı var.

Bundan sonra ne olacak?

Yapılacak çok şey var. CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu ile de görüştüm. O koltuktan indirilen sadece ben değildim, CHP idi. Sn. Kılıçdaroğlu bu düşünceme hak verdi ve takip edileceğini söyledi.

Hedefim tekrar belediye başkanı olmşak değil, hedefim o dönem bize oy vermiş %30’dan fazla Gemliklinin hakkını savunmak, seçmenin hakkını savunmak. Bu düzen devam ederse bizden daha çok çocuklarımız ve torunlarımız zarar görecekler. Ben bu mücadeleyi siyasi kaygı ile değil, torunumum geleceği için devam ettireceğim.

Emre ÖZGEN

Emre ÖZGEN

İstanbul, Kadıköy'de doğdu. Gemport Gemlik Anadolu Lisesi'nin ardından Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Çeşitli yerel medya kuruluşlarında çalışan Özgen, çizgi roman ve fantastik edebiyat gibi alt kültür alanları ile de ilgileniyor.
Emre ÖZGEN
Paylaş:
Emre ÖZGEN

Emre ÖZGEN

İstanbul, Kadıköy'de doğdu. Gemport Gemlik Anadolu Lisesi'nin ardından Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Çeşitli yerel medya kuruluşlarında çalışan Özgen, çizgi roman ve fantastik edebiyat gibi alt kültür alanları ile de ilgileniyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir