Kılıçdaroğlu başkan olursa

Referandum akşamı sandıklar açılıyor ve sonuç: %50,01 evet..

Referandum ile ilgili tartışmalara bakınca ciddi anlamda göze çarpan detay insanların anayasa değişiklik metnini okuyarak değil, ideolojik duruşu ve dünya görüşü çerçevesinde kararını verecek olması. Ülkenin politik atmosferine bakınca ciddi bir kutuplaşma olduğunu göz önünde bulundurmalı, bu kutuplaşmanın sonucu partilerin kemikleşmiş oyları ile referandum sonucunun aşağı yukarı tahmin edilebilir olduğu görülmelidir. Bu kemikleşmenin kırılmasının zor olduğu açık bir biçimde ortada bulunmakta. Bunu kırabilmenin yolu toplum için kutsal bir kavram olan okumaktan geçmektedir. Anayasa değişiklik metninin okunması fikirlerde değişikliği gidilmesini sağlayabilir, sadece siyasilerin ipi ile kuyuya inilmeyeceği anlaşılabilir.

“Hayır” oyu kullanacak olanlar Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasını istemiyor, kendilerine göre gerekçeler sunuyorlar. Ancak şu açık ki bu karar metnin okunup anlaşılmasından değil bir karşıtlık ve kutuplaşmaktan doğmaktadır. Peki “Evet” oyu kullanacaklar.. Onlar bu metnin okudular mı? O taraftan da böyle bir izlenim edinemiyoruz çünkü o yakada da Tayyip Erdoğan sevgisi ve muhalefet “hayır” diyorsa “Evet” iyidir algısı hakim pozisyonda. Acaba “Evet” yakası metni okuduktan sonra fikirlerinde değişikliğe gider mi?

“Evet” yakası metni okuduktan sonra “Hayır” yakası ile empati kurabilir. “Biz bu teklifin geçmesi için sonuna kadar uğraşıyoruz peki ya devamında yapılacak seçimde Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olursa.” “Hayır” yakası için Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması tedirginliği göz önündeyken, “Evet” yakası için Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olma ihtimalinin korkunçluğu akıllara şüphe tohumları eker mi?

Ekmeli… Yüzde 50,01 ile Anayasa değişiklik teklifi kabul edilir ve normal zamanı olan 2019 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50,01 oyla Kemal Kılıçdaroğlu zaferinin ilan ederse sistem “Evet” cephesi için bir sıkıntı yaratabilir. CHP Genel Başkanı olan Kılıçdaroğlu, partisinin MYK toplantısından çıktıktan sonra Büyükelçi, Vali (CHP üyeliğinden istifa eden bir isim 1 gün sonra vali olarak atayabilecek), Kaymakam ve Yüksek Yargı üyelerinin atayacak, atadığı üyelerden kendisini tarafsız bir şekilde yargılaması beklenecek, CHP Genel Başkanı olarak OHAL ilan edebilecek ve savaş kararı verebilecek. Hele bir de Saray’da oturmasına rağmen partisi mecliste çoğunluk değilse meclisi yenileme kararı verecek, bitti denilen çift başlılık baş gösterecek. Hoşuna gitmediği meclisin seçimini yenileyen Kılıçdaroğlu, istediğini almak için seçimi yenilerken, istikrar getireceği söylenen sistem bir türlü istikrar sağlayamayacak. Sistem bakan olan ismin milletvekilliğinin düşmesini öngörüyor. Bu durumda Kılıçdaroğlu sevmediği bir Ak Partili isim için “Boş İşler Bakanlığı” kurup o ismi bakan olarak atayacak, bir gün sonra ise o bakanlığı kapatabilecek ve o isim vekilliğe geri dönemeyecek.

Bu kısacık tablo ciddi bir tehlikeyi gözler onüne seriyor. Bu tehlikeyi önlemek ise okumak ve empati kurmaktan geçiyor…

Oku…

Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.
Murathan Birinci
Paylaş:
Murathan Birinci

Murathan Birinci

1989 yılında Rize'de doğdu. İlköğretimi Rize Kurtuluş İlköğretim Okulu, Liseyi Rize Hasan Sağır Lisesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı üniversitede Gazetecilik Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir