İnsan duygularını nasıl kaybeder?

“OLAĞANÜSTÜ BİR GECE”

Kendi fikrimce okumak istediğim kitapları, izleyeceğim filmleri ya da görmek istediğim yerleri aceleye getirmek istemem. Çünkü okumak, dolayısıyla satın almak arzusu kitaplara olan heyecanımı diri tutar, görmek istediğim yerlere gitme planları da benzer duyguları uzun süre yaşamama sebep olur.

Özetle, kendime “hemen tüketme” derim.

“Olağanüstü Bir Gece” her şeyi istemeden de olsa tüketmiş bir insanın öyküsü.

Bu öyküde sahip olabileceği her şeye ulaşmış, arzu ettiği maddi zevkleri tatmış bir insanın, duyarsız bir et yığınından yeniden hisseden bir insana dönüşümüne tanık oluyoruz.

Ana karakter, ailesinden kalan oldukça büyük miras ile ömrü boyunca çalışmadan yaşabilecek olanaklara sahip, burjuvaziye mensup bir insandır. Toplumda saygın bir yeri olan karakter, bu yoğun varlık duygusu içinde git gide sahip olduğu insani duyguları kaybeder. Bir arkadaşının hayatını kaybettiğini öğrendiğinde onun cenazsine katılır ve üzüntü bir yana hiçbir şey hissetmediğini fark eder!

İçine düştüğü bu durumun bilincinde olan karakter, kaybettiği yaşama arzusuna yeniden ulaşmak ve artık hissetmediği duyguları yeniden tatmak için toplumsal konumu, aile yapısı ve eğitim, mesleği gibi sahip olduğu tüm statülere uygun düşmeyecek bir şey yapar; suç işler!

Evli olduğunu öğrendiği bir kadına hissettiği tutku ile başlayan yolculuğu bir fahişenin peşinde devam eder. Fakat bilmediği yollar onu daha önce hiç görmediği, bilmediği ve anlamakta güçlük çekeceği bir dünyaya götürecektir. Peki kaybettiği hislerine yeniden ulaşabilecek midir?

Kurgu tam anlamıyla Stefan Zweig’a ait değil. Zweig öyküyü, girişinde de anlattığı üzere, 1914 yılında bir çarpışmada hayatını kaybeden Baron Friedrich Michael von R. isimli askerin anılarından derlemiş. Zweig bir paket içinde bulunan anıları, Baron von R.’ın ailesinden teslim aldıktan sonra anlatılanların hayal ürünü olmadığına inanmış ve bunu yazanın ruhsal hikâyesinin tüm çıplaklığıyla anlatıldığı bir metin olarak kabul etmiş. Herhangi bir ekleme olmadan sadece ismini değiştirerek yayına hazırlamış.

Üzerindeki baskıdan bıkmış, insani ve saf duyguları özleyen okurlar için ilgi çekici bir kitap.

Emre ÖZGEN

ozgen.me@gmail.com

not: tekparagraf.com adresindeki ilk yazım. Güzel şeylere vesile olmak dileğiyle…

Emre ÖZGEN

Emre ÖZGEN

İstanbul, Kadıköy'de doğdu. Gemport Gemlik Anadolu Lisesi'nin ardından Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Çeşitli yerel medya kuruluşlarında çalışan Özgen, çizgi roman ve fantastik edebiyat gibi alt kültür alanları ile de ilgileniyor.
Emre ÖZGEN

Latest posts by Emre ÖZGEN (see all)

Paylaş:
Emre ÖZGEN

Emre ÖZGEN

İstanbul, Kadıköy'de doğdu. Gemport Gemlik Anadolu Lisesi'nin ardından Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Çeşitli yerel medya kuruluşlarında çalışan Özgen, çizgi roman ve fantastik edebiyat gibi alt kültür alanları ile de ilgileniyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir